07 Ara 2009

GÖKKUŞAĞIMSIN SEN BENİM

Bugün, cennet tadında ki sade
Ama bir o kadar da büyüleyici gökkuşağını gördüm ben,
Hırçın ve mavi denizin, sarı bukleli saçlarında...

Sonsuz renkler silsilesindeki renkli yolculuğumda,
Yanı başinda olmak istedim ben
Kana kana içercesine seni…

Yüreğimde, çiçekler açtı da aniden
Yaralı, öksüz kanatlarımla ben
Mor ,yeşil, turuncu...
Ama en çokta, pembe olmak istedim
O en derinlerimde, bir yerde…


Ben aslında sen olmak istedim
Kurşun yemiş gençliğimle...

Ben aslında, seninle olmak istedim
Gülmeyi unutan, mahçup bakışlı
Hüzün kokan gözlerimle...

Derya Pınar ŞENÖZ

31 Eki 2009

BİR BARDAK SU

Kınalar yaksın çatal dilli düşmanlarım
Dedikodu kazanlarının altını alevlice yakıp,
Çekiştirsinler zevkle yalnızlığımı
Evlenmiyorum ey hayat!

Fısıltılar almış başını gidiyor,
Yaşıtlarım, arkadaşlarım çocuklarını okul yaşına getirmiş,
Kuzenlerim, yeğenlerim çoktan evlenip dünya evine girmiş...
Ben ise hala yüreğimin engin kıyılarında dolaşıp,
Anılarımla anlamlı sohbetlere dalmaktayım...

Geçip gidiyor güzelliğim kimine göre,
Kimine göreyse, yaşlanmaya başlıyorum bundan sonra...

Anlamazlar ki...
Pusulam, hiçbir zaman akıl olmadı evlilik hususunda
Çıkar ilişkilerini, sahte sevgileri gördüm yaşadığım süreç boyunca
Mutlu etmeye yetiyordu onları, sandığım kadarınca...

Yargılamadım onları, suçlamadım da esasında
Vardır elbet bir sebebi diye düşünüp,
Anlamaya çalıştım her defasında.

Bazıları ise çok şanslıydı, belli ki bu hususta
Aşkla taçlandırdıkları evlilikler yaptılar,
Hayranlık uyandırırcasına.

Derin derin dalar giderim son zamanlarda,
Kızarım en yakınlarıma içten içe...

Bilmezler ki bu yürek, sevmeden evet diyemez bir cana,
Bilmezler ki bu yürek, çok sevip çok incinmiş her defasında...

Aşkın en dalgalı, en dingin,en heybetli sularında yüzen bir can,
Nasıl olurda bir bardak suya talip olur,bundan sonrasında...


DERYA PINAR ŞENÖZ

Sevgili Ebru'ya...

Arkadaşlar,yazılarını keyifle okuduğum sevgili Ebru tarafından mimlenmişim. Böyle mimlenmeye can feda, dimi ama:)

30 Eki 2009

BIRAK

Bırak...
Hasretinden yaşlanan gözlerimle dokunayım,
Cennetin nadide yansıması olan, O gizemli çehrene...

Bırak...
Mutluluk sarhoşu olan bedenim, kıvrılarak kaybolsun
ismimdeki her heceyi yürekten zikreden,
O ince kıvrımlı dudaklarında...

Bırak...
Okyanus tadındaki deniz kokunu,
Sevdalandığım bıçak sırtı keskin bakışlarını,
Öpe koklaya, derin bir özlemle çekeyim sineme...

İzin ver sevgilim...
İzin ver de,
Yokluğunda durmaksızın kanayan yaralarımı,
Teninin keskin kokulu tuzunda
Aşkın,O en tutkulu ateşlerine atayım...


DERYA PINAR ŞENÖZ

27 Eki 2009

ISLAK RESİM

Yüreğimin çıkıntılarında sel olmuş gözyaşlarım
Bu sabah, gökyüzünden özgürce yol alarak kavuşuyor,
Hasret kaldığı okyanusun engebeli derinliklerine...

Bu sabah, acılarımı sevinçlerim eşliğinde yolcu ederken
Hoşgeldin diyorum, özlemlere gebe bıraktığın derin bakışlarına...

Hoşgeldin sevgilim,
Yokluğunda kara nasırlar tutsada
Şu deli yüreğim,
Kimselere emanet etmedim ben seni...

Sen başka kollarda yokluğuma teselli ararken,
Ben varlığının silüetiyle şereflendirdim,
Karanlık gecelerimin öksüz sabahlarını...

Sen başka kollarda teselli ararken sevgilim,
Ben her gece, gözyaşlarımla yıkadım O ıslak resmini...


DERYA PINAR ŞENÖZ

03 Eki 2009

GEL NE OLUR

İçime soluduğum hava
Tertemiz toprak kokusu mu ,
Yoksa ayrılığın keskin acısı mı…

Kanatma ne olur ellerimi,
Gözlerim kan görmekten yoruldu…

Acıtma ne olur, hoyratça yüreğimi
Benliğim, yokluğunda kara nasırlar tuttu…

Gel ne olur,
Islak yağmurların altında tut ellerimi…

Gel ne olur,
Seni sevdiğim, O ilk gün gibi…


DERYA PINAR ŞENÖZ

OMZUMDAKİ MELEK

Ben senin, en çok sen olmanı sevdim
Duruluğunu ve de içtenliğini…

Ben senin, en çok masumiyetini sevdim
Yalansız ve de çikarsiz oluşunu...

Dolunayı kıskaçlıktan delirtip,
Fani yürekleri ise alev alev yakan

Sıcacık lavanta kokan o eşsiz gülüşünü,
Bebeksi, cennet tadındaki kokunu sevdim...

Anlıyabiliyor musun...
Ben, ruhunu şeytana satmış seni değil
Omzumdaki O masum meleği sevdim...

DERYA PINAR ŞENÖZ

26 Eyl 2009

SESSİZ ÇIĞLIKLAR SENFONİSİ

Duygularımı gömdüm bu gece
Sahipsiz bir mezarın, toprak kokan saçlarına...

Hiçbir şey sormadan aldı beni koynuna,
Usulca ve de şefkat ile…

Davetsiz bir misafirin çekingen ürkekliğiyle
Yorgun düşmüş bitkin yüreğimi gömdüm ben
Az da olsa huzur bulabilsin diye...

Elveda derken geçmişteki anılarıma,
Gözyaşlarımı içime akıttım
Bin bir acının en kasvetli kuşatmasıyla...


Bir şafak vaktiydi,
Terk ettim ben yüreğimi
Bir ananın çocuğunu terk etmesi gibi...

Bir şafak vaktiydi,
Terk ettim ben kendimi
Bir babanın çaresizliklere boyun eğmek zorunda kalışı gibi
En yürek yakan,
Kalleşçe can acıtan sessiz çığlıklar senfonisinde...

Bir şafak vaktiydi,
Terk ettim ben,
Acımasızca kendimi...


DERYA PINAR ŞENÖZ

26 Ağu 2009

BEN HEP SENİNLEYİM

Sessiz çığlıkların kanatan gölgesinde,
Umutsuz diyarların geçit vermez tünellerindeyim...

Seni sensiz yaşadığım her saniyede,
Bilmezsin ki yarim, ben hep seninleyim...

DERYA PINAR ŞENÖZ

SİYAH KEDER

İçimdeki tüm kaleleri hoyratça yıktığında,
Hıçkırıklarımla süsledim o derin yokluğunu

Koparırcasına söktüm seni yüreğimden
Karalara bağladım isminin büyülü tüm harflerini

Küçücük bir ayin düzenledim,
Kırıntılardan ibaret anıların hatırına...

Son yolculuğuna,siyah kederlere bürünerek yolladım seni
Titreyen dudaklarıma yasakladım adında ki her bir heceyi...

Siyah güllerle bezedim, yokluğunun acıtan silüetini
Ruhumu, canımı acıtan kelimelerinle yıkadım...

Çocukça öfkelendim, hoyratça kırıldım
Ağladım sessizce, katran karası gecelerimde...


Ölesiye nefret ettim, varlığından ve adındaki her harften
En köpüklü, en keskin tokatları indirmek istedim kirli çehrene
Beni acıttığından daha çok acıtmak istedim seni...

Sonrasında ise,
Acı ve buruk bir gülümseme eşliğinde hatırladım
Acılar deryasında kaybolan o küçük çakıl taşının,
Aslında ben değil de,zavallı sen olduğunu...

DERYA PINAR ŞENÖZ